Bugün de böyle olsun...
*
Bir ara kaleme almıştım...
Dün aynı bugün de...
Değişen bir şey yok.
*
Tekrarlamakta fayda var.
*
Alışkanlıktır.
Tokalaşmanın yanında.
Kafaları tokuşturmak.
Laf olsun diye değil.
Bir nedeni vardır.
Ama kimse bilmez.
Babadan ne görülmüş ise uygulanıyor.
*
Muhafazakarı da.
Ülkücüsü de.
Sosyal demokratı da.
Milli Görüşçüsü de.
Siyasi açılımı yok.
Herkes kafa tokuşturuyor.
*
Sert vuran, karşıdakine baskın geliyor.
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
*
Mevzuyu kafaya bağladık ya.
Kafadan gideceğiz.
Yıllardır aynı kafa ile ne yaptığımıza bakacağız.
Yozgat’ın kafa olarak nerede kaldığını.
Nereye gitmek istediğine dem vuracağız.
*
Kafa kafaya vermekle.
Kafaların tokuşturulması aynı anlama çekiliyor.
Bir işe kafa yorulduğu hissi yansıtılıp.
Yozgat’a bir şey getirileceği aktarılıyor.
Kafalar tokuşunca da.
Bu işin bittiğine inanılıyor.
Bizde böyle.
İyi mi?
*
Yozgat’ı dün marka haline getirenler.
Bugün kafa olarak silmişe benziyor.
Hiçbir siyasetçinin.
Hiçbir siyasi parti mensubunun.
Mevcut duruma ilişkin.
Değerlendirme yapmaması.
Bakış açısının ne denli gerçekçi olduğunu gösteriyor.
Burası Yozgat derken.
Ses verenler.
Nedense sessiz kalıp.
İzleme moduna geçiyorlar.
Dahası.
Durumdan vazife çıkarmaya kalkışanlar.
Seçim süreçleri geride kalınca.
Kapalı kapılar ardında ince hesaplara dalıyor.
Dün bel bağladığı siyasetçi silinince.
Yenilerine sarılmak adına ortam hazırlıyor.
Bir taş atıp.
Birkaç kuş vurmayı tercih ediyor.
Eline, yüzüne bulaştırmazsa.
Anlayın.
*
Yozgat’ta kafalar sadece tokuşturmak için kullanıldığından.
Diğer alanlarda pek kullanılmıyor.
Kullanılanlarda bir noktadan sonra geriliyor.
Sistemsel bir çalışmaya dalarak.
Kafa başka yerlere kayıyor.
İyi mi?
*
Ne yalan söyleyeyim.
Kafa olarak pek fazla bir isteğimiz yok.
En azından ufak sorunlar büyütülmesin yeter.
Zaten yaşadığımız sıkıntının başında sorun olmayan sorunlar geliyor.
Sorun olmayacak işler yumak haline getirilip.
Çözümsüzlüğe dönüştürülüyor.
Bunları kafada bitirirsek.
Yozgat’ın önünü açmış oluruz.
*
Anlatabildim mi?