Şu malum diploma meselesini daha önce değerlendirmiştik.
Ne yalan söyleyeyim adalet güneş gibi doğdu.
Adalet yüzlerce üniversite arasından İstanbul üniversitesinde doğdu.
Adalet İstanbul üniversitesi işletme bölümünde doğdu.
Adalet İstanbul üniversitesi işletme bölümü 12A sınıfına doğdu.
Adalet İstanbul Üniversitesi işletme bölümü 12 A Sınıfında Ekrem İmamoğlu’na doğdu.
Amerikan filmlerinde olduğu gibi uzaydan bir uydu dünyada nokta atışı bir operasyon yaptı.
Kimse kusura bakmasın ama bu bir siyasi cinayettir.
Faili de belli…
Maktulü de…
Yazık oldu güzel ülkeme…
Bunları hak etmiyor.
Sen misin aday olan bak başına neler geliyor.
Bizim Yozgat’ta böyle…
Ekrem Başkan siyasete Yozgat’ta başlasaydı bugün başına gelenlerden daha az etkilenirdi.
Bizim Yozgat’ta da bir yere aday olursan vay haline…
Fetocu derler…
Irzcı derler…
Rüşvetçi derler…
Ve bunlar diğer denilenlerin yanında şirin bir çocuk gibi kalır.
Her neyse…
Sizi bilmem ama ben Tayip ile Ekrem’i nedense siyasi hayatlarında çok benzer görüyorum.
Belediyesi belediye…
İktidara başkaldırma…
Davalar…
Siyasi yasaklar.
Ön kesmenler.
Sanki birebir aynı.
Sayın Erdoğan bu süreçten sağlam çıkıp ülkeyi 22 yıldır yönetmekte.
Sayın İmamoğlu da bu süreçten sağlam çıkarsa sanki o da aynısı olacak gibi…
Bilenmez ama demek ki birileri de bunu bizim gibi görmüş olacak ki bu iş başlamadan bitsin istemiş.
Ya da istemişler.
Konu çok basit…
Bir insan suçlu ise suçunu çekmeli…
Bu insanın kim olduğu önemli olmamalı…
Ekrem İmamoğlu suçlu mu?
Kardeşim biz ne bilelim.
Savcı mıyız!
Avukat mıyız!
Hakim miyiz!
Ama size şunu söyleyeyim…
Ekrem İmamoğlu bir suç örgütü kursa…
Onunda başında olsa…
Ve meydan da herkesin gözü ününde adam vursa…
Bu saatten sonra onun suçlu olduğuna kimse inanmaz.
Adam başkan adayı oldu diye bunlar başına geliyora artık inanıyor bu toplumun çoğu…
Hatta şu Ak Partiye oy verdikleri için seçim günü eve kitlenecek dayılar dedeler var ya, onlarda benim gibi düşünüyor…
Galatasaray Şampiyon kulüpler kupasında ilk maçta 3-0 yenildiği Nöşeteli kendi evimizde 5 atıp yenmiş turu geçmiştik.
Sonra o malum gavurlar ne yaptı.
Bizim haklı galibiyetimizi elimizden almaya çalıştılar.
Ama olmadı.
Sonra manşetler ne yazdı.
Saha da kazanamayanlar masa da kazanmaya çalışıyor diye.
Güçlü güçsüzü ezdiği…
Elinden hakkı alındığı…
Peki ne oldu.
Galatasaray hakkını aldı.
Şimdi yine aynı.
Sahada kazanmak yerine masada kazanırız hesabı yapanlar bu necip milletin ne olduğunu unutmuş gözüküyor.
Bizim millet bu tür oyunları sevmez.
Ve oyun kuranların oyunlarını bozar.
Benden söylemesi.